|
ANNE ÇOCUKÇocuk İstemeyen KadınlarÇocuk istemeyen erkekler biliriz de sanki bütün kadınlar anne olmak için yaratılmış gibi düşünürüz... mü?![]() Oysa iş hayatına gittikçe daha üst düzeyde katılan kadınlar "Kariyer mi? Çocuk mu?" sorusuna farklı cevaplar vermeye başladılar. Bir müddettir “çocuk istememe hakkı” konusunda yazmayı düşünüyorduk. Gelişmiş ülkelerde durum farklı ama ülkemizde halen evlenen çiftlerin kısa bir süre sonra bir çocuk sahibi olmaları bekleniyor. Aksi takdirde sorular gelebiliyor. Çocuk istemediklerini belirten çiftler –ve özellikle kadınlar—sanki bir tuhafmış gibi adlandırılıyor. Bu da özellikle çiftin kadın tarafında çoğunlukla depresyonla olumsuz kişisel problemlerle ya da kararlarından şüphe etmeleriyle sonuçlanabiliyor. “Çocuk” hem maddi hem manevi açıdan çok büyük sorumluluk anlamına geliyor. Bu sorumluluğu yüklenmek kadar yüklenmek istememek de hakkımız var. Çocuk yapmanın anlamı soyu sürdürmek. Bu doğanın insanlara verdiği bir içgüdü. Doğuştan itibaren insanlık bu amaca yönlenmiş durumda yaşıyor. 1980’li yıllarda yazdığı “İnsanat Bahçesi” kitap serisi ile bu konulara farklı bir yaklaşım getirmiş olan Antropolog Desmond Morris kadınların kendilerine eş seçerken ta ilk çağlardan gelen özellikler sonucu hem doğacak çocuğun sağlam ve iyi genetik özelliklere sahip olmasına hem de büyümesi aşamasında korunması ve bakılmasını sağlayabilecek fiziki güç ve özelliklere sahip bir erkek aradığını belirtiyor. Mesela uzun boylu ya da güçlü (kaslı) erkeklerin tercih edilmesini nedeninin bu olduğuna işaret ediyor. Aynı şekilde bahsettiğim bu kitapta kendine eş arayan erkeklerin de kendi soyunu sürdürmeye yönelik seçimler yaptığı anlatılıyor. * Şimdi bunları hatırlattıktan sonra diyoruz ki “çocuk yapmak” ya da “soyunu sürdürmek” amacı dışında eşlenmek yani evlenmek mümkün mü? Ancak düşünün zaten yeterince meşgul olacağımız konular var. Bunların üstüne bir çocuğun sorumluluğu nasıl gelebilir? Aslında eğitim düzeyi yükseldikçe ve kariyer düzeyi agresif haldeyse çocuk konusu geri plana itiliyor. Nitekim Avrupa’da doğurganlık oranı iyice düşmüş durumda. Çiftler çocuğun sorumluluğunun bilincine vardıkça bu konuda daha bilinçli karar veriyorlar. Bu şekilde hisseden kadınların bazılarının toplum baskısı nedeniyle aslında ne istediklerini farkında değil sanırım. Ama sizin için asıl iyi olanı siz bileceksiniz. Her kadının anne olma mecburiyeti yok. Sonuç olarak tavsiyemiz çocuk yetiştirmenin bir kuralı da o çocuğu sevebilmek. Bu nedenle çocuk konusunu çevre baskısına göre değil kendi ihtiyaç ve düşüncelerinize göre şekillendirin. Çocuk istememek bir kabahat değil bir doğal hak. Ana Sayfaya Dön
Arkadaşına Gönder
Çıktı Al
Facebook'a ekle
Google'a ekle
Twitter'a ekle
Digg'e ekle
DEL.ICO.US
|